Kurallara uymayan, sınır tanımayan çocuklar son dönemde ailelerin oldukça müzdarip olduğu bir konu haline geldi. Öyle ki ‘Y’ kuşağı dediğimiz yeni bir kuşak literatüre eklendi. Özellikle özgüvenli çocuk yetiştirme tutumu altında zaman zaman kurallardan ve sınırlardan bir haber çomcuklar yetişmeye başladı. Sonuç olarak mutsuz aileler ve doyumsuz çocuklar ortaya çıkmaya başladı.

Öncelikle kuralların ve sınırların çocuğa eğitimine katkısından bahsetmek gerekir.takdir edeceğimiz gibi yetişme döneminde birçok sınır, kural ve kısıtlama ile karşılaşırız. Bunları nasıl karşıladığımız yetiştirme stillerimize çok bağlıdır. Ne yazık ki bizler çok korkutularak büyüdüğümüzden çoğunlukla otorite karşısında boyun eğeriz,yapmak istemediğimiz şeyleri yaparken buluruz kendimizi. Dolayısıyla çocuğumuz böyle olsun istemeyiz, ses çıkarsın, hakkını arasın isteriz. Fakat şunu unutmamak gerekir: kural koymakla çocuğu korkutmak, yargılamak tamamen farklı şeyler. Bu ikisi birbirine karıştığında ortaya bir kaos çıkar.

Çocuk yaşadığı dünyanın güvenli bir dünya olduğuna inanmaya ihtiyacı vardır. Eğer buna inanmazsa çocukta kaygı bozukluğuna kadar uzanan patojik tablolar ortaya çıkabilir. Çocuğun kendini güvende hissetmesinin yollarından biri de hayatında sınırlar olmasıdır. Peki nasıl doğru bir şekilde sınır koyarız?

Öncelikle o evde nelerin yapılacağı ve nelerin yapılmayacağı net olmalıdır. Çocuğun kafasının karışmaması için bunları bilmesi gerekir. Bunun için de ebeveynlerin görüş birliğinde olması çok önemlidir. Eğer çocuk yapmaması gereken bir şeyi yapıyorsa öfkeli değil ama net bir sesle uyarılması gerekir. Çocuk bu uyarıya defalarca uymuyorsa kullanılacak çeşitli yöntemler vardır. Örneğin mola paspası düşünme sandalyesi gibi. Dikkat edilecek husus bunlar yapılırken çocuğun yalnız kalmaması yanında bir ebeveyn ya da bakıcının iletişim kurmadan onunla durması ve süresi bittiğinde neden orada olduğunu hatırlatıp sarılması gerekir ki bu süreçte çocuk kendini dışarıya atılmış hissetmesin.

Çocuğa bir alışkanlık kazandırmak istiyorsak: örneğin uyku saatlerine uyması gibi, bunu ödül yöntemleri ile yapmalıyız. Ödül her zaman cezadan çok daha işe yarayan bir yöntemdir.

Bütün bunlar işe yaramadığında mutlaka bir psikolog yardımı alınmalıdır. Sınır tanımayan çocuklarla çalışırken öncelikle aile temel alınır. Ailenin doğruya gidiş yöntemleri nelerdir, nelerin değiştirilmesi gerekir bunun üzerinde durulur. Aile ile birlikte tablolar hazırlanır, gerekirse çocuğun davranışları ile ilgili bir çizelge çıkartılır. Eğer uyumlu bir çalışma yapılırsa sorun yüzde yüz düzelecektir. Bu tip durumlarda sabır ve iş birliği çok önemlidir.